Ana içeriğe atla

Fizyoloji laboratuvarı- Kurbağa deneyleri

Kurbağanın deserebre edilmesi ve sonra da spinal kurbağa elde edilmesi, tıp fakültelerinde gösterilen klasik bir deney olup Merkezi Sinir Sistemi'nin fizyolojik işlevlerini anlamamıza yardımcı olur.
Burada kalp atımları değerlendiriliyor.

Deneyde deserebre ve spinal kurbağanın davranışları ve fizyolojik durumu gösterildi. Kurbağanın gözlerini birleştiren bir çizginin hemen arkasından kesilerek deserebre kurbağa elde edilir. Kurbağanın
-zıplayabildiği,
-suda yüzebildiği,
-suya ters bırakılınca düz konuma geçebildiği görülür.

Bir nevi kulak işlevi gören Timpanik zarın hizasından kesilince spinal kurbağa elde edilir. Kurbağanın geriye kalan vücudu kısa süreli spinal şoktan sonra istemsizce çekme reflekslerini yerine getirebilirken geriye kalan (yukarıda bahsettiğimiz) davranışlar ve hareketler artık yapılamamaktadır.

Daha sonra hala çalışmakta olan kalbin atımları şematik olarak bilgisayar ortamında izlendi. Ekstrasistolik kalp atımları görüldü.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Puberte prekoks

HAZIRLAYAN:  Fatih Mehmet Kaya  (lütfen izin almaksızın yazımı kullanmayınız!!) ÖNEMLİ NOT!!: BU BİR HASTA BİLGİLENDİRME YAZISI DEĞİLDİR!!! Bir  ders proje sunumu  olarak intörn doktor iken tarafımca  akademik amaçlar la hazırlanmıştır. Burada yazılanlarla ilgili bir sorumluluk kabul olunamaz. Sunum planı Normal puberte ve hormonal kontrol Puberte evreleri ve Tanner klasifikasyonu Erken puberte (puberte prekoks), çeşitleri, etyolojisi GnRH bağımlı puberte prekoks ve tedavisi GnRH bağımlı olmayan puberte prekoks ve tedavisi Giriş: Hormonal kontrol Hipotalamik GnRH pülsleri pitüiter gonadotropinlerin sekresyonunu sağlar. Ultrasensitif gonadotropin çalışmaları, puberteden önce LH ve FSH seviyeleri düşük olsa da, onların pülsatil olarak sekrete edildiğini göstermiştir.  Prepubertal hipotalamik-pitüiter-gonadal sistem hem negatif feedback kontrolü hem de γ -aminobütirik asit (GABA) ile baskılanır.  Puberte ilerledikçe LH pülslerinin ...

Tıbba adanmış bir hayat: Dr. Besim Ömer Akalın

Tıp alanında uzun birikimler sonucu dünyayla eşit hatta bazen daha iyi konumdayız. Bunu da iyi yetişmiş Türk hekimlerine borçluyuz. Bu yazımda sizlere kendim için bir idol olarak gördüğüm Dr. Besim Ömer Akalın'dan bahsedeceğim. Aslında bu doktorun hayatını yakından incelemek benim için bir tesadüf olmuştu . Geçen sene tıp tarihi derslerimizde üst sınıflardan kalma notlarda adına rastlamış ve sonra merak edip bir internet araştırması yapmıştım. Sonradan gerçekten şahsiyet olarak kendisinden etkilendim. Besim Ömer, 1862 yılında İstanbul'da doğdu. İlkokulu Kosova Priştine 'de yaptı. Daha sonra İstanbul'da Kuleli askeri tıp okulunda okudu. Osmanlı Kraliyet Tıp Okulu 'nu (Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane) 1883'te yüzbaşı rütbesiyle bitirerek tıp doktoru oldu. 1885'te Fransa'nın başkenti Paris'te kadın hastalıkları ve doğum uzmanlığını alan Akalın, 1889'da Türkiye'ye dönerek ferik (korgeneral) rütbesi ile tıp fakültesinde ders verdi. O dönem H...