Kadın Hastalıkları ve Doğum IFMSA stajı- Viyana, Avusturya, Ağustos 2015

Bir ay süren ve Avusturya'nın başkenti Viyana'da bulunan Viyana Genel Hastanesi’nde (AKH) yaptığım kadın hastalıkları ve doğum stajında edindiğim tecrübelerden ilki ve en önemlisi sezaryen ameliyatın yapılış metodu oldu. Ameliyatlar esnasında, cerrah profesör ve intörnün ardından stajyer olarak üçüncü görevli oldum. Asıl görevim, açıklıkta profesörün rahat çalışabilmesi için retraktörleri kullanmak ve vakum yardımıyla kan dolan alanları temizlemek oldu. Fakat daha önemlisi, ameliyatın yapılışına bebeğin çıkartılışına direkt olarak şahit olarak klinik tecrübe kazanmam oldu benim için. Türkiye’de henüz stajlara başlamadan bu deneyimleri kazanmak beni mutlu etti. Bu deneyimlerimi tıp öğrencisi arkadaşlarımız için blogda yazmak isteği duydum. Yoksa burada yazacaklarımız kadın doğum uzmanlarımızın zaten malumudur.

Viyana Genel Hastanesi


Viyana şehrinden ve hastaneden memnun kaldım. Başta not etmek gerekir ki burada tıbbi prosedürler açısından bizden çok da farklı bir uygulama görmedim. Sabah vizitleri yapılıyor ve doktorlar vakaları oturup tartışıyorlar. Burada dikkatimi çeken bir uygulama ses kayıt cihazı oldu. Profesörler hasta bulgularını ve yapılan işlemleri ses kayıt cihazlarına kaydediyorlar. Belki bizde de böyle bir uygulama yapan merkezler vardır. Bunun doktora bir yararı olup olmadığını bilmiyorum.

Bu hastane oldukça büyük ve iki bloktan oluşuyor. Hastanenin giriş katında banka şubeleri, marketler, postahane ve hatta çiçekçi bulunmaktadır. Bu antreyi geçtikten sonra hastanenin içinde bulunan asansörler ile diğer katlara ulaşıyoruz.

Şimdi tıbbi olarak ne gördüm onları yazayım.

Sezaryen doğum

Hasta oturur halde ve öne eğilmiş halde iken lumbar seviyeden lokal anestezi uygulanmıştır. Hastada bu uygulamanın ardından hala acı duyup duymadığı (anestezinin başarılı olup olmadığı) basit testlerle anlaşılabilir. Ayrıca sonda takıldı.
Ameliyatta hastalar iki bacağı birbirinden ayrık olmak üzere ve hafif olarak vücut seviyesinden yüksek halde yatırıldı. Kesinin yapılacağı yerlere ve genel olarak abdomene tentürdiyot olduğunu düşündüğüm bir madde uygulandı ve bir ameliyat örtüsü ile kesinin yapılacağı yerler harici kapatıldı. Ben hastaların iki bacağının arasında ayakta durur iken profesör ve int. doktor hastanın iki yanında ayakta durmuşlardır. Böylece üç kişi olarak operasyonlar gerçekleştirilmiştir. Herhangi bir ameliyat şöyle geçmekteydi:
Ameliyata 12 santimlik bir insizyon ile başladık. Bu kesinin tam yeri genital kıllanmanın umbilikus yönünde (yukarı doğru giderken) bittiği son noktadır. Sonra sırasıyla alt tabakalarda bulunan fasyalar kesildi. M. rectus abdominis’i ayırmak için bu safhada profesör ve intörn, elleri ile açıklığın iki yanından tutarak çekiyorlar ve açıklığı genişletiyorlardı. Hemen ardından peritoneal giriş de yapılmış olur.  Transvers bir uterin insizyon yapıldı. Amniyon kesesi patlatıldı ve bebek hemen çıkartıldı. Kordonun kesilmesinin ardından bir el içeri sokularak plasenta çıkartıldı. Kanlı bölgeler bu arada vakum yardımıyla sürekli temizlendi. Bu son işlemi ve retraktörler yardımıyla insizyonun açık tutulması işlemini katıldığım sezaryenlerde ben kendim yaptım. Daha sonra sütür işlemine geçilerek açıklıklara cerrahi dikiş atıldı. Dikişler atılırken dikişe rağmen kanayan kısımlar var mı diye dikkat edilir. Dikiş ipleri kesilirken çok uzun bırakılmasa iyidir. Bu şekilde gidilerek en son deriye sütür atıldı.

CTG cihazı

CTG cihazını ve yorumunu öğrenmek de benim için keyif verici bir tecrübe oldu. CTG yani kardiyotokografi, fetal kalp atışı ile uterin kontraksiyonları karşılaştıran bir cihazdır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Fizyoloji laboratuvarı- Kurbağa deneyleri

Tıbba adanmış bir hayat: Dr. Besim Ömer Akalın

Sezaryen sonrası vajinal doğum (VBAC) ve komplikasyonları